DOLAR
32,7682
EURO
35,0901
ALTIN
2.459,44
BIST
10.471,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
28°C
İstanbul
28°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Açık
30°C
Pazartesi Açık
30°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
29°C

20-40 YAŞ ARALIĞINDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR!

20-40 YAŞ ARALIĞINDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR!
17.05.2024 10:41
9
A+
A-

Liv Hospital Gastroenteroloji Uzmanı Doktor Öğretim Üyesi Ekrem Aslan, 20-40 yaş aralığında daha sık görülen ve her iki cinsiyeti de eşit oranda etkileyen İBH yani İnflamatuvar bağırsak hastalıkları hakkında bilinmesi gerekenleri aktardı. Aslan, İBH’nın neden geliştiğinin bilinemediğini bununla birlikte genetik yatkınlığı olan bireylerde çevresel bir etkene bağlı olarak sindirim kanalında iltihabi sürecin tetiklendiğini ve hastalık bulgularının ortaya çıkmasına neden olduğunun düşünüldüğünü belirtti.

Kronik hastalıklara verilen ortak isim: İnflamatuvar bağırsak hastalıkları

İnflamatuvar bağırsak hastalıkları (İBH), sindirim kanalında tekrarlayan aktivasyonlarla seyreden inflamasyon adı verilen mikrobik olmayan bir iltihabi sürece bağlı gelişen kronik hastalıklara verilen ortak isimdir. Ülseratif kolit (ÜK), Crohn hastalığı (CH) ve daha az sıklıkta görülen mikroskopik kolit (MK) İBH başlığı altında tanımlanan hastalıklardır. Bu hastalıklardan ÜK ve MK sadece kalın bağırsak tutulumu ile karakterize iken CH ağızdan anüse kadar tüm sindirim kanalını etkileyebilmektedir.

Genetik yatkınlık ve çevresel etkenler neden olabilir

İBH’nın neden geliştiği bilinmemekle birlikte genetik yatkınlığı olan bireylerde çevresel bir etkene bağlı olarak sindirim kanalında iltihabi sürecin tetiklendiği ve hastalık bulgularının ortaya çıkmasına neden olduğu düşünülmektedir.

  • Birinci derece yakınında (anne, baba ve kardeşler) İBH öyküsü, Doğu Avrupa ırkından olmak ve belli gen dizilimlerine sahip olmak hastalığın genetik temellerini oluştururken,
  • Aşırı hijyenik ortamda büyümek,
  • Batı tarzı (etten zengin liften fakir, yağlı, rafine şeker içeren diyet) beslenme ve sigara içmek çevresel faktörleri oluşturmaktadır.
  • Bağırsak florasındaki değişiklikler ve bakteri içeriği de hastalığın gelişiminde önemli rol oynamaktadır.

Hangi yaş aralığında daha sık görülür?

  • İBH, 20-40 yaş aralığında daha sık görülmekle birlikte her iki cinsiyeti de eşit oranda etkilemektedir.
  • Ülkemizde 70 bine yakın, tüm dünyada ise 6.8 milyon civarında İBH tanılı hasta olduğu bildirilmiştir.
  • Görülme sıklığı sanayileşme ve şehirleşme ile paralel olarak artmaktadır.

İBH global bir sağlık sorunu olarak sağlık sistemlerini ve ülke ekonomilerini olumsuz yönde etkilemektedir.

Belirtileri nelerdir?

ÜK hastaları ağırlıklı olarak kanlı dışkılama ve ishal şikayetinden muzdarip olurken, CH tanısı olan hastalarda karın ağrısı ve ishal yakınmaları daha belirgindir. Ancak, her iki hastalığında sindirim kanalı dışında deri, eklem ve göz gibi farklı sistemleri de etkilediği bu organlarda da iltihabi hasara yol açabildiği bilinmektedir.

Tanı nasıl konulur?

İBH’ndan şüphe duyulan bireylerde;

  • Gastroenteroloji uzmanları tarafından yapılan endoskopik inceleme ve
  • Alınan biyopsilerin patolog tarafından değerlendirilmesi ile tanı konulmaktadır.

İBH tanısı alan bir bireyin tüm yaşamı boyunca bir gastroenteroloji uzmanı tarafından takibi gerekmektedir. Tutulumun varlığına göre dermatoloji, göz hastalıkları ve romatoloji uzmanları da bu hasta grubunun tanı ve tedavisinde rol alabilmektedir.

Takip ve tedavi edilmediğinde herhangi bir risk ortaya çıkar mı?

Birbirinden farklı klinik özelliklere ve tutulum paternine sahip olsa da hem ÜK hem de CH’nın tedavisinde bağışıklık sistemini onaran ve/veya hedefinden şaşmış bir şekilde vücuda zarar veren aşırı bağışıklık yanıtını baskılayan ilaçlar kullanılmaktadır. Hastalığın tutulum bölgesine ve hastalığın şiddetine göre lokal uygulanan (fitil veya lavman), ağız yoluyla alınan ve kas veya damar içine uygulanan ilaç seçenekleri mevcuttur. Takipsiz ve tedavisiz kalan hastalarda kalınbağırsak kanserine dönüşme riski nedeniyle İBH tanılı bireylerde ilaç tedavisi ömür boyu sürmeli ve kontrollerle birlikte aksatılmadan devam edilmelidir.