Yeşilyurt Köyü Muhtarlığı ve Nadas Fırın iş birliğiyle düzenlenen ve “Nadas’a Bırakılan Sözler” mottosuyla büyük ilgi gören edebiyat, tarih ve felsefe söyleşilerinin son konuğu Prof. Dr. Ahmet Arslan oldu.
İstanbul ve İzmir başta olmak üzere, Küçükkuyu ve Ayvalık gibi çevre yerleşimlerden çok sayıda misafirin katılım gösterdiği söyleşide Prof. Dr. Arslan, katılımcıları “Düşünce ve İnsan”, “Felsefenin Sınırları” gibi başlıklar altında derin bir entelektüel yolculuğa çıkardı.
Söyleşide insanın düşünme serüvenine değinen Arslan, “İnsana veri olan şey doğadır. İnsan, doğa dışında kendi üzerine düşünmeye ancak yaklaşık 150 yıl önce başlamıştır. İlk dönemlerde felsefe ve bilim aynı anlama geliyordu. Toplulukların toplum hâline gelmesi ise efsaneler ve din sayesinde mümkün olmuştur. Günümüzde insanın değer yaratabilmesi ve bu değerler doğrultusunda hareket edebilmesi için felsefeye ihtiyaç duyduğu açıktır,” ifadelerini kullandı.
COĞRAFYA KADERDIR BIR FACEBOOK EFSANESIDIR
Bir katılımcının sorusu üzerine, sıkça İbn Haldun’a atfedilen “Coğrafya kaderdir” ifadesine açıklık getiren Arslan, “Bu söz bir Facebook efsanesidir. İbn Haldun’un Mukaddime adlı eserinde böyle bir ifade geçmez. Coğrafyanın kader olması düşüncesi, felsefi açıdan da mantıklı değildir. Eğer insan için bir kaderden söz edilecekse, bu en fazla ‘karakter bir kaderdir’ sözüyle mümkündür,” dedi.
Söyleşi sonunda, farklı bölgelerden gelen katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşen bu özel etkinlik, Nadas Ailesi adına Hande Tütüncü’nün Prof. Dr. Ahmet Arslan’a köyün ve barışın simgesi olan zeytin dalını temsilen seramikten yapılmış özgün bir eser takdim etmesiyle son buldu.